İçeriğe geç
Bingöl Barış
Sağlıklı Yaşam

Buzdolabı İç Temizliği ve Kokuyu Önlemenin Yolu

Buzdolabı kokusu koku gidericiyle değil kaynağı bularak çözülür. Raf düzeninden kapak lastiğine kadar hijyenin atlanan noktaları.

Emre Tanrıverdi Güncelleme: 4 dk okuma

Facebook X WhatsApp

Buzdolabı, evdeki en çok açılıp kapanan ama en az temizlenen eşyadır. İçinde gıda saklandığı için hijyeni doğrudan sağlığı ilgilendirir, üstelik kapalı ve serin bir ortam olduğu için kirlenme çoğu zaman fark edilmez. Bir gün kapak açıldığında hafif bir ekşimsi koku duyulur ve o kokunun kaynağı genellikle görünen bir şey değildir; rafın altına akmış bir damla, sebzeliğin köşesinde unutulmuş bir yaprak ya da kapak lastiğinin kıvrımında kalan bir kalıntıdır.

Kokunun asıl kaynağı

Buzdolabı kokusu genellikle üç yerden gelir. Birincisi, ağzı tam kapanmamış kaplar. Soğuk hava sürekli dolaştığı için bir kabın kokusu tüm dolaba dağılır ve süt, tereyağı gibi yağlı gıdalar bu kokuyu üzerine çeker. İkincisi, sebzelikte çürümeye başlamış ürünler. Bir tek bozulan sebze, temas ettiği diğerlerini de hızlandırır. Üçüncüsü ise akıntı. Bir et paketinden ya da çorba kabından sızan sıvı rafın altına iner, orada kurur ve zamanla bakteri için elverişli bir zemin oluşturur.

Bu yüzden kokuyla mücadele, koku gidericilerle değil kaynağı bulmakla başlar. İçine karbonat kabı koymak ya da limon dilimi bırakmak ancak temizlenmiş bir dolapta anlamlıdır; kirli bir dolapta bu yöntemler sadece kokuyu bir süre örter.

Temizlik nasıl yapılmalı

En doğrusu, temizliği alışverişten hemen önce yapmaktır. Dolap en boş haldeyken hem iş kolaylaşır hem de bozulmuş ürünler kendiliğinden ortaya çıkar. Fişi çekmeye gerek yoktur, ancak uzun sürecekse cihazı kapatmak elektrik açısından mantıklı olur. Ürünler soğuk bir yere ya da varsa bir termos çantaya alınır.

Raflar mümkünse çıkarılıp yıkanmalı, ama cam raflar için önemli bir kural var: soğuk cam doğrudan sıcak suyla buluşursa çatlayabilir. Bu yüzden raflar önce oda sıcaklığında biraz bekletilmeli, sonra ılık suyla yıkanmalıdır. İç yüzeyler için ılık suya karbonat eklenmiş bir karışım yeterlidir. Ağır kimyasallar ve keskin kokulu temizleyiciler burada tercih edilmemeli; koku plastiğe siner ve haftalarca çıkmaz.

Kapak lastiği çoğu zaman atlanır. Oysa lastiğin kıvrımları hem kalıntı hem nem tutar ve zamanla küflenir. Nemli bir bezle lastiğin içine parmak sokularak silmek, hem hijyen hem de cihazın verimi açısından önemli; kirli ve sertleşmiş bir lastik tam kapanmaz, dolap sürekli fazla çalışır.

Yerleşim de hijyenin parçası

Buzdolabında her ürünün doğal bir yeri vardır. En alt raf en soğuk bölgedir; çiğ et ve balık burada, kapalı kaplarda durmalıdır ki olası bir sızıntı aşağıdaki başka bir gıdaya damlamasın. Orta raflar süt ürünleri ve pişmiş yemekler için uygundur. Üst raflar nispeten daha ılıktır, hazır tüketilecek şeyler oraya konur. Kapak rafları ise en dalgalı sıcaklığa sahiptir; sütün kapakta saklanması yaygın bir alışkanlıktır ama sütün en hızlı bozulduğu yer tam olarak orasıdır.

Sebzelikte nem oranı yüksektir, bu da yaprakları hızla çürütebilir. Sebzeleri yıkayıp ıslak haldeyken içeri koymak en sık yapılan hatalardan biri. Yıkanan ürünler ya iyice kurutulmalı ya da tüketimden hemen önce yıkanmalıdır. Sebzeliğin altına serilen bir kâğıt havlu, fazla nemi çekerek ürün ömrünü belirgin şekilde uzatır.

Düzeni sürdürmek

Haftada bir kez, alışveriş öncesi beş dakikalık bir gözden geçirme yapmak temizliğin sıklığını azaltır. Bu kontrolde bozulmuş ürünler atılır, öne alınması gerekenler öne çekilir ve varsa bir akıntı hemen silinir. Kalıntı kurumadan alındığında bez yeterli olur; kuruduktan sonra ise kazımak gerekir.

Bir de tarih meselesi var. Açılan kavanoz ve paketlerin üzerine küçük bir etiketle açılış tarihini yazmak, "bu ne zamandır burada" tartışmasını kökten bitirir. Buzdolabının içindeki belirsizlik azaldıkça hem israf azalır hem de koku sorunu kendiliğinden ortadan kalkar.

Derin dondurucu ve buzluk

Dondurucu bölmesi düşük sıcaklıkta olduğu için hijyen sorunu yaşanmayacağı düşünülür, oysa burada da koku ve kalıntı birikir. Ağzı açık bırakılan bir poşetten yayılan koku, dondurucudaki bütün ürünlere siner. Ayrıca kalın buz tabakası hem hacim kaybettirir hem de cihazın enerji tüketimini artırır.

Yılda bir ya da iki kez buz çözme işlemi yapmak faydalı. Bunun için cihaz kapatılır, kapak açık bırakılır ve altına havlu serilir. Buzu bıçak ya da sert bir aletle kırmaya çalışmak, soğutucu borulara zarar verebileceği için son derece riskli. Sabırla beklemek en güvenli yöntem. Çözülme sonrası iç yüzey ılık suyla silinip iyice kurutulmalı, çünkü kalan nem yeniden hızlı buzlanmaya yol açar.