İçeriğe geç
Bingöl Barış
Teknoloji

Klavye ve fare bakımı: takılmaların çoğu arıza değil

Yapışan tuşlar ve zıplayan imleç genellikle kirden kaynaklanır. Yarım saatlik bir bakım çoğu zaman yeni ürün almayı gereksiz kılar.

Derya Korkut 4 dk okuma

Facebook X WhatsApp

Klavye ve fare, bilgisayar başında geçirilen her saatte elin doğrudan temas ettiği iki parçadır. Buna rağmen bakım listelerinde neredeyse hiç yer almazlar. Oysa tuşların yapışması, imlecin zıplaması, tekerleğin kaçırması gibi sorunların büyük bölümü arızadan değil kirden kaynaklanır. Yarım saatlik bir temizlik, çoğu zaman yeni bir ürün almayı gereksiz kılar.

Klavyenin altında ne birikir

Bir klavyenin tuş aralıkları, zamanla toz, kırıntı, deri hücresi ve masaya dökülen içeceklerin kalıntısıyla dolar. Bu karışım tuşların hareket mesafesini kısaltır, bazı tuşların basıldıktan sonra geri gelmesini zorlaştırır. Membranlı klavyelerde ise sıvı kalıntısı, tuşun altındaki iletken tabakaya ulaşırsa tuş tamamen çalışmaz hale gelebilir.

Temizliğe her zaman cihazı kapatıp bağlantısını keserek başlamak gerekir. Kablosuz modellerde pili çıkarmak ya da güç anahtarını kapatmak yeterlidir. İlk adım klavyeyi ters çevirip hafifçe silkelemektir; bu, gevşek kırıntıların çoğunu alır. Ardından tuş aralarına basınçlı hava ya da yumuşak bir fırça uygulanır. Fırçayı hep aynı yönde hareket ettirmek, kiri ileri doğru süpürerek dışarı atmayı kolaylaştırır.

Tuş yüzeylerindeki parlaklık ve yağ tabakası için hafif nemli bir mikrofiber bez yeterlidir. Bezin ıslak değil nemli olması kritik; sıvı hiçbir zaman doğrudan klavyeye dökülmemelidir. İnatçı lekelerde, beze az miktarda alkol bazlı temizleyici uygulanabilir, ancak baskıları aşındırmamak için harf yüzeylerinde ovalamaktan kaçınmak gerekir.

Tuş kapaklarını çıkarmalı mı

Mekanik klavyelerde tuş kapakları çıkarılabilir ve bu, en derin temizliği sağlar. Kapakları çıkarmadan önce klavyenin bir fotoğrafını çekmek, geri takarken yaşanan karışıklığı önler. Çıkarma işlemi için ince uçlu bir alet yerine, çoğu klavyeyle birlikte gelen çekme aparatını kullanmak gerekir; aksi halde kapaklar çizilir ya da altındaki anahtar zarar görür.

Dizüstü bilgisayarlarda ve alçak profilli klavyelerde ise tuşları çıkarmak risklidir. Bu klavyelerde tuşun altındaki makas mekanizması kırılgandır ve bir kez kırıldığında tuş sabitlenemez. Bu tür cihazlarda yüzeysel temizlikle yetinmek çok daha akıllıcadır.

Farede imleç neden zıplar

Optik ve lazer farelerde en yaygın sorun, alttaki sensör penceresinin tozlanmasıdır. Sensörün önünde biriken ince bir tabaka, yüzey okumasını bozar ve imleç düzensiz hareket eder. Pencereyi kuru bir pamuklu çubukla silmek çoğu zaman sorunu anında çözer.

İkinci sık sorun, farenin kaydığı yüzeydir. Parlak, camlı ya da çok koyu yüzeyler sensörün referans noktası bulmasını zorlaştırır. Basit bir mouse pad, pahalı bir fare değişiminden daha etkili bir çözümdür. Farenin alt kısmındaki kaydırıcı pedler de zamanla aşınır; aşınmış pedler farenin masaya sürtünmesine ve hareketin ağırlaşmasına yol açar. Bu pedler ucuza değiştirilebilir.

Tekerleğin bazen ters yöne atlaması ya da tıklamaların çift algılanması genellikle mekanik yıpranma işaretidir. Tekerlek boşluğuna sıkışmış saç ve tüyler temizlendiğinde birçok durumda düzelir; düzelmiyorsa içerideki enkoder ya da mikro anahtar yorulmuş demektir.

Kablosuz modellerde ayrı bir sorun

Kablosuz klavye ve farelerde yaşanan takılmalar her zaman kirle ilgili değildir. Alıcının bilgisayarın arkasındaki bir porta takılı olması, arada metal bir kasa bulunması ya da yoğun kablosuz trafiği sinyali zayıflatabilir. Alıcıyı öne, cihaza yakın bir porta almak ya da kısa bir uzatma kullanmak çoğu takılmayı ortadan kaldırır.

Pil seviyesi de göz ardı edilmemelidir. Pil zayıfladığında cihaz tamamen durmaz; önce belirsiz gecikmeler ve atlamalar yaşanır. Anlamlandırılamayan bir davranışla karşılaşıldığında pili değiştirip denemek, uzun bir arıza arayışından hızlıdır.

Düzenli bir ritim

Temizlik kadar önemli bir başka konu da yerleşimdir. Klavyenin masadaki yüksekliği ve açısı, uzun süreli kullanımda bilekte zorlanma yaratabilir. Klavyenin arka ayaklarını sürekli açık tutmak yaygın bir alışkanlıktır, oysa hafif düz ya da öne doğru eğimli bir konum bilek açısını daha doğal tutar. Farede de aynı ilke geçerlidir: kolun dirsekten itibaren desteklenmesi, sadece bilekten yapılan hareketlerden çok daha az yorucudur. Ekipmanın temiz olması kadar doğru konumlanması da uzun vadeli konforu belirler.

İdeal olan, ayda bir kez kısa bir yüzey temizliği, altı ayda bir de daha kapsamlı bir bakım yapmaktır. Masada yeme içmeyi sınırlamak, klavyeyi kullanılmadığında kapağıyla ya da ince bir örtüyle korumak da kir birikimini belirgin biçimde yavaşlatır. Bu küçük alışkanlıklar, birkaç yıl boyunca aynı ekipmanla sorunsuz çalışmanın en ucuz yoludur.